Satranç Akademisi
Satranç akademisi için bir bölüm açıldı.Sorularınız ve problemlerinizi burada paylaşabilirsiniz.
http://www.aktifsatranc.com/forum/forumdisplay.php/satranc-akademisi-problemleri-212.html
Satranç akademisi için bir bölüm açıldı.Sorularınız ve problemlerinizi burada paylaşabilirsiniz.
http://www.aktifsatranc.com/forum/forumdisplay.php/satranc-akademisi-problemleri-212.html
Zugzwang terimi, başka hamleli oyunlarda da kullanıldığı gibi, esas itibarıyla satranç literatüründe bir terim hâlini almıştır. terim, Almanca’dır. „zug“ hamle, „zwang“ mecburiyet mânâsını taşır. böylece bir bileşik kelime olduğunu idrâk edebileceğimiz zugzwang, hamle yapma mecburiyetini ifâde eder.
Zugzwang terimini bulan kişi Max Lange’dir. Zugzwang terimi ilk defa, Berlin’de yayınlanan Schachzeitung (satranç gazetesi) adlı yayında 1858’de kullanılmıştır.Terim almanca olmasına rağmen İngilizce ve Rusça lisanlarına da bu şekilde alınmış ve böylece uluslararası satranç literatürüne dâhil olmuştur.
Oxford English Dictionary dahi zugzwang terimini 1905 yılında kelime dağarcığına dâhil etmiştir.
“zugzwang’ta olmak”, “zugzwang’a kalmak” gibi deyimlerle kullanılır.
Oyunculardan birisi hata yaptığı takdirde diğer oyuncunun kontrolü eline geçirmesi ve yapmış olduğu hamleler ile karşı tarafın hamlelerini zorunlulukla belirmesini sağlamaktır.
Bir oyuncunun hamle yapma mecburiyeti nedeniyle oyunu kaybetmesi durumudur. Bir pozisyona zugzwang denilebilmesi için oyuncunun hamle yapmasaydı oyunu kaybetmiyor bir durumda olması gereklidir.
(suksvang şeklinde okunur). Örneğin Beyaz hamle yaptığı için oyunu kaybediyorsa Beyaz lar zugzwangtadır denir.
zugzwang garip bir terimdir. satrancın sonsuz ihtimalli bir oyun olduğunu düşünürsek en azından zugzwang denen kavram tüm ihtimallerin tükendiği bir anı ifade eder. bir hamle yapmak zorundasın ve yapacağın hamle sana oyunu kaybettirecektir. zira yapacak bütün hamleler tükenmiştir ve yapabileceğin tek hamle aynı zamanda kaybetmeni sağlayacak hamledir. sıra sendedir ve karşı tarafa sıranı devretme şansın da yoktur. ya oynarsın ya da sonsuza dek o tahtanın başında beklersin. böylesine bir durum olduğundan, alman edebiyatında da bu terim yaşamda kişinin umudunun olmaması veya kendini kaybetmesi olarak da kullanılır.
Bir çok arkadaşımız özel mesajla olsun, forumda olsun sıkça online rakibine satranç programı kullanarak kaybettiğinden yakınıyor ve çözüm yolları aramaya başlıyor. Aslına bakarsanız bu konuyu daha önce tartışmış ve satranç programlarını nasıl daha verimli kullanırız gücü nasıl artırırız online rakibimizi nasıl yenebiliriz söylemiştik. Online oyunlarda aldığımız sonuçlar bilgisayar satrancına olan mesafemizdir desem sanırım yerinde olacaktır. Online rakibimize kaybediyorsak bilinizki bilgisayar satrancı hakkında bizden daha detaylı bilgiye sahip ve az sonra sıralayacağım performansı etkileyen faktörlerden birini veya bir kaçını bilerek veya bilmeyerek bizden daha verimli kullanıyor demektir. O halde başarının yolu sıralayacağım faktörlerde rakibimizin gerisinde kalmamaktan geçmektedir.
Nedir bu faktörler? devamını oku…
Sn.Murat KUL’un yazısını TSF web sitesinde yayınlanır yayınlanmaz okumuş ve etkilenmiştim.
Sizi konuya hafiften ısındırayım.Bu konu daha önce yazıldı çizildi..
İnsanlar ikiye ayrılıyor.
Bir şeyleri değiştirmek için kendiliğinden harekete geçenler ile, harekete geçmek için bir şeylerin değişmesini bekleyenler.
Tahmin ettiğiniz gibi, ikinci grupta yer alanlar insanlık ailesinin neredeyse tamamını oluştururken, birinci grup her yerde ve her dönemde azınlıkta kalıyor.
Ancak “değişim” dediğimiz şeyi de onlar başlatıyor. devamını oku…